Fransa’nın meşhur güneyinin biraz daha batısında bulunan şehir. Aslında tatil için biçilmiş kaftan olan Montpellier, tam bir yazlık atmosferine sahip sahil şeridine yarım saat uzaklıkta bulunuyor. Şehir kalabalıktan ve kozmopolit yapılanmanın handikaplarından hiç nasiplenmemiş, çünkü çok küçük bir şehir. Üçyüzbine yakın nüfusunun doksan bine yakını öğrenci ve bu nezih yapısıyla insanın ruhunu dinlendiren bir yer. [...]
Fransa’nın güneybatısında yer alan Lyon, Fransa özelinde çok özel bir yere sahip bir kent. Fransa’nın iş merkezlerinin çoğunun bulunduğu Lyon, dünyada ipek ticaretinin merkezi olmasının yanı sıra , Fransa’da gastronominin de merkezi konumunda. Tam olarak bir metropol olarak değerlendiremeyeceğimiz Lyon’u Fransa’nın büyük kentlerinden biri arasında sayabiliriz. Bu büyük kent , aynı zamanda doğayla olan birlikteliğini [...]
Strasbourg
Strasbourg’da kaplıca sefasını da unutmamalıyız. Çünkü Avrupa’nın en önemli kaplıcalarından biri olan “Baden Baden” kaplıcaları bu şehirdedir.Ve eğer Aralık ayında giderseniz burda kurulan Noel Pazarı’nı da gezmeden gitmeyin derim. Bizim eski direkler arası eğlencelerini andıran bir görüntüsü vardır o ışıltılı şölen havasıyla. Ve son olarak buraya gelmişken buraya özel leziz beyaz şarapları da tatmadan gitmeyin [...]
Bordeaux
Bu şehir için şarap cenneti demek pek de yanlış olmasa gerek. Çünkü dünyanın en büyük ve en eski şarapları bu bölgede yapılmakta. Özellikle kırmızı şarap konusunda oldukça iddialılar.İklim koşulları olarak da şarap üretmeye çok uygun olan bu şehirdeki şarap fabrikalarını görmeden Fransa turu yapmış sayılmazsınız bence.
Marseille’den bir manzara
Bordeaux ve Lyon gibi bir futbol şehri olan Marseille de futbol tutkunları için görülmezse olmaz bir bölgedir.Özellikle maç curcunası olmadan gidip stadları gezmek arayıp da bulunamayan bir fırsat gibi görünüyor.
Eğer Paris’i ışıl ışılken su üzerinden görmek isterseniz Seine Nehri’nde bir akşam turunu kaçırmamanızı tavsiye ederim.Fransızların hiçbir fırsatı kaçırmadıklarını da Seine Nehri’ndeki turumda farkettim.Çünkü bu görsel şölen gerçekten insanı büyülüyor ve Paris’e bir kere daha hayran bırakıyor.
Şanzelize
Bu caddeyi muhakkak duymuşsunuzdur,fakat duymak ve görmek çok farklı şeylerdir. Hele ki orda zaman geçirmek çok farklı bir duygu. Alışveriş,kafeteryalar,restaurantlar bu sokakta toplanmış ve sanki sadece sizin için herşey burda toplanmış gibi herşey size çalışıyormuş gibi geliyor insana.Ve bu düşünceden sonra da keyfini çıkarmak geliyor insanın içinden.
Louvre Müzesi
Eğer müzelere meraklıysanız böyle bir müzeyi kaçırmak istemeyeceksinizdir.Gerçi pek de müze gezme meraklısı olmasanız bile benim gibi Mona Lisa’nın burada sergilendiğini öğrendikten sonra siz de gitmek isteyeceksiniz.Ve gerçekten Paris’e geldiğinizde görmeden gitmemeniz gereken bir mekandır bence.
Eiffel Kulesi
Dünya çapında herkesçe bilinen,Paris’in hatta Fransa’nın sembolu olmuş Eiffel kulesi Seine nehrinin kıyısındadır.Yanına gittiğiniz zaman ihtişamına kapılacağınıza ve biraz ürkeceğinize inanıyorum.En tepesine çıkıp çıkmamak konusunda biraz tereddüt edebilirsiniz fakat en tepesine çıkıp da muhteşem Paris manzarasını gördüğünüz zaman doğru kararı verdiğiniz için kendinizi birkez daha kutlayacaksınız.
Fransa
Öncelikle Fransa’ya şöyle bir genel olarak bakmak gerekirse, Almanya ,İsviçre, Belçika, Lüksemburg, Monako, İtalya ve İspanya ile komşu olan ve AB’nin kurucularındandır.En önemli kentleri; başkent Paris başta olmak üzere Marseille, Lyon, Toulouse, Strasbourg, Bordeaux’dur.Bir çok tarihi güzelliği bir arada barındıran bir ülkedir.
Fransa’da ulaşım ise hızlı tren hatlarıyla son derece gelişmiş ve konforlu bir ulaşımı mevcuttur.Uzun [...]